ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HARİKA

14 Nisan 2020 tarihinde okuduğum kitabın incelemesiyle karşınızdayım.

Bu kitap 5. Sınıfa giden iki küçük çocuğun saf masumluğuyla birbirlerine mektuplaşmalarından oluşmakta. Tabi böyle bir şey normalde yazım hatalarıyla düzgün cümle kuramamakla dolup taşacağı için Aziz Nesin kendisi böyle bir eser ortaya çıkarmış. Düşüncesi de gayet güzel, nasıl mı? Kendisini küçültüp çocuk gibi düşünmek yerine çocukları büyütmüş kitapta.

:)

Aziz Nesin’in okuduğum ilk kitabı oldu. Bence eserlerine başlamak isterseniz ilk olarak bu eserini okumalısınız. Öncelikle kitabın dili çok akıcı. Normalde kitap okurken kaç sayfa okudum diye tahmin eder bakarım. Ben 5 sayfa okudum diye bakarken 30 sayfayı devirdiğimi fark ettim. Kitap boyunca böyle oldu. Bir kez bile sıkılmadım. Verdiği derslere gelince kişisel gelişim kitabının mizahla buluşması diyebilirim. Büyüklerin yalan söylemeleri, başkalarının arkasından konuşmaları, çocuklarına kötü örnek oluşları, ezberci sistem ve daha birçok şeyi bu kitapta bulabileceksiniz. Güldüren, düşündüren akıcı bir kitap. Kitabın sonunda Aziz Nesin’in hayatı da yer almakta, okumalısınız. Aziz Nesin’in iki mektubu da yer almakta en sonda.

Ayrıca çocukların psikolojileri üzerine, aileden etkilenmeler sonucu düşünce yapıları merak edilip çeşitli testler de yapılmış ve onlara yer verilmiş. Onlardan bir tanesini kitaptan alıntılayarak aktarmak istiyorum.

İlkokul ikinci sınıf öğrencilerine, “Siz baba olsanız, babanız da çocuğunuz; suç işlediğinde ona ne ceza verirdiniz?” sorusu sorulmuş. (sayfa 208)

Sayfa 209 dan devam ediyorum alıntılamaya.

Yaşayış şartları normal olan yavrular, “İyilikle söylerdim”; “Poposuna usulca vururdum”; “Yemek vermezdim”; “İçinde fare olan tuvalete kapatırdım”; “İğne yaptırırdım”; “Denize atardım, yüzme biliyor” gibi cezaları babalarına layık görürken, gecekondu bölgesinde oturan çocukların cevapları çok daha ağırdı: “Bir tencere çorbayı kafasına geçirirdim”; “Ayaklarından tavana asardım”; “Baltayla keserim”; “Kelepçelerim”; “Ağaca bağlar kırbaçlarım”; “Yerim”; “Pastırma gibi doğrarım”; “Eşek sudan gelene kadar döverim”; “Kaynar suyla haşlarım”…
=========================>>>
Alıntıda da görüldüğü gibi ailenin gerek kendi içinde yaşadıkları gerekse bunu çocuğuna yansıtması ve bunun doğal sonucu olarak psikolojisini etkilemesi, şiddete başvurulması çocuğu zamanla içinden çıkılamaz seviyede olumsuzluğa sürüklemekle kalmayıp aynı zamanda küçücük yaşında düşünmesi gereken masumca şeyler varken bir katil gibi vahşice düşünmekte. Bu kitap aynı zamanda bir bankanın açtığı çocuk romanı yarışmasına katılmış ve hiçbir dereceye girememiştir. Kitabı değerlendiren 4 jüri de öğretmendi ve kitabın öğretmenleri küçük düşürdüğünü düşünüyorlardı. Bu kitap öğretmenleri küçük düşürmek bir yana, eğitimdeki aksaklıkları göstererek toplumumuzu gülünç olmaktan kurtarmıştır diyebiliriz. Kitapta yer yer resimli karikatürlere de yer verilmiş ve kitaba ayrı bi güzellik kattığını söyleyebilirim. Bu vesileyle Aziz Nesin’in başka kitaplarını da alıp okumak için sabırsızlanıyorum. İncelememi buraya kadar okuduğunuz için de ayrıca teşekkür ediyorum.

Paylaşımda bulunan @Mehdin hocamıza teşekkür ederiz.

Yazar: Bilgi Çantası