İNSANI VE HAYATI ANLAMA ÜZERİNE

İnsanoğlunun dünyaya gelirken sahip olduğu ve onu diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerin başında aklını kullanabilmek ve konuşarak kendini ifade etmek geliyor.

“Şu dünya hayatında en adil şekilde dağıtılan şey akıldır” derler, kimse “bana akıl az verilmiş” demez, hatta başkalarının aklını ve yaptıklarını sorgulamaya geniş zaman ayırmayı görev addeder çoğumuz. Hayata ve yeni şeylere uyum sağlama becerisi demek olan zeka konusunda kendimizi üstün görüp hayata bakışımızı ve çabalarımızı başkalarınınkiyle kıyaslamaya kendimizi mecburmuş gibiyiz. Oysa her birey, farklı büyüme ve yetişme şartlarına, imkanlarına sahiptir, bunlar da insanın geleceğini şekillendiren önemli unsurlardandır.

Peki, konuşma becerisi? Dünyayı tanıma çabası içindeki bebeğin agulamasından, ilk sözcüklerinden tutun da kitleleri etkileyen, sürükleyen hitabet yeteneğine kadar uzayan kapsamlı ve değerli bir kendini ifade etme sürecidir konuşma. Bebeklik ve çocukluk döneminin ilk üç yılı, konuşma ve kendini ifade etme sürecinde önemlidir yani kritik dönemdir. Anne babanın farkındalığı, okuma düzeyi ve çocukla doğru ve olumlu iletişim kurmaya çalışma çabası ve azmi içinde olması, kısacası ebeveynin bilinçli birer anne baba olma isteği, çocukların yetişmesinde ve zihinsel gelişiminde hayati bir öneme sahiptir.

Çevreyi ve hayatı anlamlandırmaya dair fikirler ve bakış açıları farklı farklıdır. Kimi anlamaya ve gelişmeye odaklar kendini, kimiyse dümensiz bir gemi misali bırakmıştır kendini hayatın akışına. Konuştuğu zaman içimizde güller açan insanlar da hayatımızda yer alır, “sussa da biraz rahat etsem” dediğimiz insanlar da… Hoş konuşma ile boş konuşma arasındaki tercihi, insanların başkalarının gözü ve gönlündeki yerini belirler. Kimileri diliyle zehirler insanları, kimileri de gönül sultanı olmaya adaydır. Hayatımızdaki herkes, birer imtihandır, bazıları varlıklarıyla, bazılarıysa yokluklarıyla…

Yazar: İRFAN AYDIN

1980 Artvin doğumluyum. 30 yıldır Bursa'da yaşamaktayım. Evli ve bir kız, bir erkek çocuk babasıyım. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi tarih bölümü mezunuyum. İlk olarak bir markette kısa bir süre satış görevlisi olarak çalıştım. İlk okuduğum kitap, Yakup Kadri'nin Yaban adlı eseriydi. Bir tekstil firmasında çalışıyorum. Kitap okumayı seviyorum, iyi bir futbol izleyicisi olduğumu söyleyebilirim.