DAHA GÜZEL SEKİZ MARTLARA

Kadının asıl kaybedişi; kendini erkeğin himayesine bırakıp uğruna haklarından vazgeçtiği zaman başlar. Bir süre sonra bunu kanıksayarak asıl görevinin erkeğe hizmet etmek oluğunu düşünür. Işte bu noktada erkek kendinsini bu denli yücelten kadının varlığını, kendine borçlu sayar ve ne olacaksa ondan sonra olur. Artık kadın kendi cehennemini kendi yaratmıştır. Bütün haklarını devrettiği emiri, eline güç geçince kutsal saydığı davasını bırakıp nefsi için çalışan politikacı gibi kadının haklarını yeri gelir yok sayar yeri gelir kadının yaşam haklarından bile vazgeçirecek noktaya getirir. Peki bu durumda asıl suçlu kimdir?
Kadına kendini gerçekleştirme fırsatı bile sunamayan, aşağılayan toplumun mu, yoksa kadının verdiği değerle egosunu tatmin eden erkeğin mi?

Unutmayalım kadına, erkeğe, çocuğa, hayvana yönelik her türlü şiddetin tek bir suçlusu olamaz. Ne yaptıysak, ne yarattıysak hep birlikte yaptık lâkin bedelini eşit ödemedik. Bu yükü birlikte omuzlayıp kurtulmak için kadını ve diğer canlıların haklarına riayet gösterelim.

Paylaşımda bulunan @Shindar hocamıza teşekkür ederiz.

Yazar: Bilgi Çantası